Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Beşincisi Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu’nda yaptığı kapanış konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Ehl-i Beyt Müslümanların öz ailesidir. Allah’ın ve Resulü’nün tavsiye ettiği, Allah’ın sevdiği, peygamberin kucaklayıp gönlüne bastığı ailenin adıdır.
Kurtuluş adresi Ehl-i Beyt’tir
Ehl-i Beyt’in kurtuluşun adresi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, Ehl-i Beyt Nuh’un gemisi gibidir dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: Hz. Peygamber, Ehl-i Beyt Nuh’un gemisi gibidir. Kim bu gemiye binerse kurtuluşa erer. Kim binmedi helak olup gider, buyurmuştur.
Ehl-i Beyt canlı Kuran’dır
Kuran’ın nasıl yaşanacağı konusunda Ehl-i Beyt’in örnek alınması gerektiğinin altını çizen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: Bir insanın Kuran’ı nasıl yaşayacağım, sorusuna vereceği cevap, Ehl-i Beyt’in yaşantısıdır. Allah’ın Resulü, Size iki emanet bırakıyorum; biri Allah’ın kitabı Kuran diğeri benim Ehl-i Beyt’imdir buyuruyor. Yani, Kuran’ı biz nasıl yaşayacağız? Muhammed Aleyhisselam’dan Ehl-i Beyt’ten gördüğümüz gibi Namazı nasıl kılacağım? Resullullah nasıl kılıyorsa Ondan nasıl görüyorsak o şekilde. Onu göremedin kimi gördün? Hz. Fatıma’yı. Aynen Hz.Muhammedi (SAV) görmüş gibisin. Kimi gördün? Hz. Ali’yi. Aynen Hz. Muhammedi (SAV) görmüş gibisin. Hz. Hasan’ı gördün. Aynen peygamberi görmüş gibisin. İşte onlar Kuran’ın canlı örnekleridir.
Alevi-Sünni ayrımı büyük bir oyundur
Alevi Sünni ayrımının büyük bir oyun olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Baş, Alevilik Ehl-i Beyt’i sevmekse ben de Aleviyim dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: Bizim aslımız Şam’dır. Biz Şamlıyız. Bize Şamiler derler. Benim neslim de hem Hz. Hasan hem Hz. Hüseyin sülbündendir. Eğer bunun adı Alevilikse ben bunun daniskasıyım. Eğer Hz. Muhammed’in davasını, sancağını İmam Ali’nin bayrağını, sancağını taşımaksa ben Aleviyim. Ama öyle bir devre yaptılar ki, sanki iki ayrı dünya, iki ayrı kitap, iki ayrı meşrep varmış gibi tevhit içinde olan Müslümanları birbirine düşman ettiler, siyasi rantlarını çoğaltabilmek, rahatlarını geliştirebilmek için Müslümanları birbirine kırdırdılar.